İçeriğe atla

Yunus Emre Şiirleri

İncil ile Kur’anı

Mana denizine daldık, vücut seyrini kılduk
İki cihan serteser, cümle vücutta bulduk

Gece ile gündüzü, gökte yedi yıldızı
Levhte yazılan sözü, cümle vücutta bulduk

Musa’nın çıktığı Tur’u, gökteki Beytülmamuru
İsrafil’deki Suru, cümle vücutta bulduk

Tevrat ile İncil’i, Furkan ile Zebur’u
Kur’andaki Ayeti nuru, cümle vücutta bulduk

Yüce görünen gökleri, göklerdeki melekleri
Yetmiş bin hicapları, cümle vücutta bulduk

Yedi göğü, yedi yeri, bu dağları, denizleri
Uçmak ile Tamu’yu, cümle vücutta bulduk

Yunus’un sözleri hak, cümlemiz dedik sadak
Kanda istersen anda bak, cümle vücutta bulduk

İlim Kendin Bilmektir

İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir,
Sen kendini bilmezsen,
Ya nice okumaktır?

Okumaktan maksat ne?
Hakkı bilmek elbette,
Kim okur bilemezse,
Hepsi kuru emektir.

Hep ben bilirim demek,
Kulun hakkını yemek,
Gerçeği öğrenmemek,
Abes yere yelmektir.

Yunus der ki: Ey hoca,
İstersen var bin Hacca,
Hepsinden de iyice,
Bir gönüle girmektir.

Göçtü Kervan Kaldık Dağlar Başında

Ah nice bir uyursun uyanmaz mısın
Göçtü kervan kaldık dağlar başında
Çağrışır tellallar inanmaz mısın
Göçtü kervan kaldık dağlar başında

Emir hac göçeli hayli zamandır
Muhammed cümleye dindir imandır
Delilsiz gidilmez yollar yamandır
Göçtü kervan kaldık dağlar başında

Yunus sen bu dünyaya niye geldin
Gece gündüz hakkı zikretsin dilin
Evliyaya uğramaz ise yolun
Göçtü kervan kaldık dağlar başında

Aşkın ile Aşıklar Yansın yâ Resûlallah

Aşkın ile âşıklar yansın yâ Resûlallâh
İçüp aşkın şerâbın kansın yâ Resûlallâh

Şol seni seven kişi verir yoluna başı
İki cihân güneşi sensin yâ Resûlallâh

Şol seni sevenlere kıl şefâ‘at anlara
Mü’min olan tenlere cânsın yâ Resûlallâh

Şol seni sevdi Sübhân oldun kamuya sultân
Cânım yoluna kurbân olsun yâ Resûlallâh

Âşıkam şol dîldâra bülbülem şol gülzâra
Seni sevmeyen nâra yansın yâ Resûlallâh

Dervîş Yûnus’un cânı ilm ü şefâ‘at kânı
İki cihân sultânı sensin yâ Resûlallâh

Şeyhimin İlleri

Şeyhimin illeri
Uzaktır yolları
Açılmış gülleri
Dermeğe kim gelir

Şeyhimin özünü
Severim sözünü
Mübarek yüzünü
Görmeğe kim gelir

Şeyhimin şemine
Bu canım pervane
Salâdır aşıklar
Yammağa kim gelir

Şeyhimin ilinde
Asası elinde
Şeyhimin yolunda
Ölmeğe kim gelir

Hak için malını
Hep vere vârını
Aşk için kanını
Dökmeğe kim gelir

Şeyhimin ilinde
Bir kadeh elinde
Susamış aşıklar
Kanmağa kim gelir

Ahd ile vefalar
Zevk ile safalar
Bu yolda cefalar
Çekmeğe kim gelir

Ah ile göz yaşı
Yunus’un haldaşı
Zehr ile şol aşı
Yemeğe kim gelir
Yanmağa kim gelir

Gelin Ey Aşıklar Gelin

Gelin ey âşıklar gelin
Bu menzil uzağa benzer
Nazar kıldım şu dünyâya
Kurulmuş tuzağa benzer

Bir pîrin eteğin tuttum
Ana belî deyüp gittim
Nice yüz bin günâh ettim
Her biri bir dağa benzer

Pîrim diyemedim ere
Varamadım doğru yola
Günâhım çok yüzüm kâre
Eller yüzü ağa benzer

Günâhım çok başım kaygu
Terk etmedim fenâ huyu
Cümle âlem benden eyu
Benden kemter yoğa benzer

Çağla Dervîş Yûnus çağla
Sen özünü Hakk’a bağla
Ağlar isen başına ağla
Elden vefâ yoğa benzer

Mülk-i Beka’dan Gelmişem Fani Cihanı Neylerem

Milk-i bekâdan gelmişem fânî cihânı neylerem
Ben dost cemâlin görmüşem hûr ü cinânı neylerem

Vahdet meyinin cür’asın ma’şûk elinden içmişem
Ben dost kokusun almışam müşk-i Hutan’ı neylerem

İbrâhim’em Cebrâil’e hiç ihtiyâcım kalmadı
Muhammed’im dosta gidem ben tercümânı neylerem

İsmâil’em Hakk yoluna cânımı kurbân eylerem
Çünkü bu cân kurban olur ben koç kurbânı neylerem

Îsâ gibi yeri koyup gökleri seyrân eylerem
Mûsâ-yı dîdâr olmuşam ben “len terânî” neylerem

Eyyûb’leyin şol ma’şûkun cevrin tehammül eylerem
Cercis’leyin Hakk yoluna çıkmayan cânı neylerem

Dervîş Yûnus ma’şûkuna vuslat bulunca mest olur
Ben şîşeyi çaldım taşa nâmûs u ârı neylerem